tut elimden ve sadece bana bak

Üşüyorum annem tut ellerimi. Yanağıma bir öpücük kondur ve sıcak bakışlarınla içimi ısıt. Özledim seni anne belirsizliklerim içinde kaybolmuşken bul beni. Seviyorum seni anne gözyaşlarımın her damlasında sen varsın. Unutmuşum belki seni belkide hiç hatırlamıyorum yüzünü. Ama özlemin içimde o kadar büyükki yaşadığını bilmek bile beni avutabiliyor. Sensizim, soğuğum ve acı içerisindeyim…

Bir rüzgar essin istiyorum. Senin saçından bir tel koparsın, onu uçursun ve yanıma getirsin. Bir koku istiyorum içinde güven ve ilgi olan bir koku. Unutmak istiyorum tüm dertlerimi ve TAMAMINA BAK>>>

sadece bir offff ânı…

Dur bir saniye, gitmeden önce bir düşün. Gidişinin her ânında kalbimin her hücresine düşen ateşi düşün. Yak, olabildiğince yak ama kül etme. çünkü bu kalp ancak senin aşkınla çalışabilir. Son sözünü söylemeden bir saniye düşün. Çünkü bu kulaklar senden gelen her sese aşırı duyarlı. Senden gelecek her incitici söz beynimin içinde yankılanacak ve kulaklarım bu sözü duymadığına dair yemin edecek. Bu bana son bakışın belki. Ama gözlerini çevirmeden bir saniye daha bak. Acaba benim gözlerim, gözlerine bakarken bir deryanın içindeymiş gibi sonsuza TAMAMINA BAK>>>

olacaklar henüz başlangıçtı!

Olacakların böyle olacağını kendiside bilmiyordu. Yaptıkları sadece ilerlemekten ibaretti. Yapmak istedikleri kainatın gidişine biraz şekil vermekti.

İşe doğadan başladı. Doğanın kendi güzelliğine kavuşması için kendini unuturcasına çalıştı. Doğa için yapılanları taktir etti. Doğanın önünde boynunu eğdi ve al boynum senindir dedi. Doğa bu harekete yanıt olarak boynun sende kalsın ama bizi eski güzelliğimize kavuştur dedi.

Yıllar yılları geçerken geride hep yeni tohumlar bırakıyordu. İleride yeşerecek yeni tohumlar. Doğanın yeniden güzelleşmesi için yeni filizler açılıyordu. Her filiz ilerinin yeni harikalarını içinde besliyordu. TAMAMINA BAK>>>

Küçük bir hayat sitemi

Hayat sadece acıların içinde yüzmek mi? yoksa mutluluk içinde ölmek midir? bu çok zor cevaplanacak bir sorudur. Hayat sadece başkalarının kurduğu sistemlerde ilerlemektir çoğu zaman. Acı çekmemizi isteyen ve bizden güçlü olan insanların kurduğu sistemlerden ibarettir. Kargaşanın tâ kendisidir hayat. İstemediğimiz halde içinde var olmak zorunda olduğumuz küçük bir umutsuzluk balonudur belkide.

İstediğimiz halde mutlu olamamanın resmidir çoğu zaman. Belkide hayat içimizde ışığı sönen bir istektir.

Yapmak zorunda olduğumuz bir yaşama biçimidir hayat. Başkalarının kurduğu sistemde yapmak zorunda olduğumuz şeyi yapmaktır TAMAMINA BAK>>>

elmas

Darbe indiği anda yapılacak çok şey yoktur.

Acı darbelerin en büyüğüdür.

Saflık, darbenin hissedilişini arttırır.Her bir darbe ruhu beyaz olan için kara bir lekedir. Lekeler bir okyanusa dönüştüğünde ruh kocabir zindanlık halini alır. Ve onu taşıyan kişi sonsuz azap içindedir.

Azap, ruhu yakıp kül edene kadar devam eder.Ruh kül olduğunda külün altından bir elmas çıkar. Artık saf ruh bir elmas halini almıştır. ve onu görenler bu saflığın ışıltısından parmaklarını ısırırlar. Meryem ana bir zamanlar saf bir ruhtu. Şimdi ise o bir elmas.

küçük bir TAMAMINA BAK>>>

sus ey yalnızlık

sus ey yalnızlık.

Artık suski acılarım dinsin. Acılarımın dindiği her anda mutluluk konuşsun. Konuşamayıp sustuğum her an için 3 mutluluk hissi duyayım.Konuşamayıp acının içimde düğümlendiği her an için 3 mutlulukla buluşayım.

Konuş ey mutluluk . Çünkü sen haketmedeği halde işkence çekenlere layıksın.

Bekle ey huzur. Çünkü sırada mutluluk var.

İlgi

Bir selim belki, henüz oluşmamış. koca kainatta tekim belki, henüz kimse görmemiş. bir sızıntıyım, henüz göllenmemiş.

istenmek istiyorum.çünkü istenildiğimde canlanıyorum. Bencilliğin çığrından çıkmış olduğu anda gelmek ve bir sel gibi bencilliği alıp götürmek istiyorum. Çıkarcılığın sustuğu anda, artık tek değil milyon olmak istiyorum. susturulmak istendiğim her an için bir bencilin gözünü çıkarmak istiyorum. Ben “İLGİYİM”.

Yarım kalan bir yazı

gülmek değil sadece susmak istiyorum susturulmak değil hissetmek istiyorum sustuğum anda anlaşılmak istiyorum istiyorum çünkü yapayanlızım devamı sonra…

Bir kuyu olalım

Bir kuyu olalım. Beraberce ruhumuzun derinliklerine inelim. İsteklerimizin bulunduğu noktaya ulaşalım. Bu mücevher değerindeki isteğimizi alalım ve gözümüzün önüne koyalım. Ona baktığımızda , onu yapmak için çaba harcayalım. Sonra çabalarımız biriksin ve bir deniz kadar büyük olsun. İşte o zaman isteğiniz için çaba harcamanın istemekten değerli olduğunu göreceksiniz. Çünkü o denizde çok kişi yüzecektir. Siz çabalayın elbet arkanızdan biri gelip her şeyi tamına erdirir. Birde işe şu yönden bakalım. İsteğimiz doğanın yeniden prenses olması olsun. Bir gün elbet bu isteğimiz birileri TAMAMINA BAK>>>

Gel

Gel , sevginin sonsuzlaşıp güle dönüştüğü sevgili. Bir nehir oluştur ve isteyenlere sevgi suyundan bir bardak ikram et. Suyunla yeşerecek her çiçek senin destanını anlatsın. Çiçekler tüm dünyayı sardığında destanının sesi tüm kainatı sarsın. Kainat sevgine saygı göstersin ve bu saygı yeni bir dünya doğursun. Öyle bir dünyaki bencilliğin ve nefretin olmadığını huzur sözcükleri fısıldasın. Veya sen hiç gelme. Kainat bir mağmaya dönüşsün. Ve bir gün tüm lavlarını kussun. Beklide hak ettiğimiz budur.