<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yazilar</title>
	<atom:link href="http://www.ercani.com/yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ercani.com/yazilar</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Aug 2008 22:23:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>hasret, çölde serap görmek gibidir. insanı kurutur</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/hasret_colde_susuz_kalmak_gibidi.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/hasret_colde_susuz_kalmak_gibidi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 22:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[çöl]]></category>
		<category><![CDATA[ercani]]></category>
		<category><![CDATA[hasret]]></category>
		<category><![CDATA[kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[susuz]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/The_wild_rose_by_Floriandra.jpg" alt="yanlızlık" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Bakma öyle hasretli gözlerle. Gözlerin kurumuş,<span> </span>artık yaş akmaz hale gelmiş. Bakma çölde susuz kalmış bir bebek gibi. Bakışların hasret ve hüznün heykel olmuş hali. Çöldesin zaten biliyorum ve hep serap görüyorsun. Anneni görüyorsun özlediğin kardeşini görüyorsun ama dokunamıyorsun.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Sevgi seni terk edeli yıllar olmuş. Umutsuzluk geceleri seni dürten gardiyanın, sevgi sana hasret. Gök bile çaresizliği vurguluyor. Saçların his kuraklığı içinde savrulup duruyor. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Artık tebessüm edemiyorsun çünkü hislerin artık çorak bir arazi gibi çatlamış ve susuz.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Sevgiyi davet ediyorsun iki damla yüreğini ıslatsın diye ama davete cevap yok.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Gözlerin kan yumağı. Hissizlik ağlamanı da engelliyor. Yaş gözlerde doluyor ve akmıyor.Kan<span> </span>gözyaşlarına karışıyor ve akmıyor. Gözyaşları iltihaplanıyor ve akmıyor. Sen sadece susmuş hissizleşmiş iltihabın çıkacağı gün bekliyorsun. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Ne var ki sanki birisi gelse sana artık acı çekmeyeceksin, özlem hissetmeyeceksin dese. Bu iyiliği birisi yapsa ne olur sanki. Seni tekrar annene kavuştursa ne olur sanki.Ama oda yok ve çaresizlik yardımsızlıktan dolayı iki kat artıyor….</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Artık hüznün meyvelerini toplama zamanı. Çünkü acı ve gözyaşı aslında ilerideki ferah hayata sadece küçük bir merdiven dayamaktır. Artık hüznün meyvelerini toplama zamanı.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Bir iki damla sevgi suyu beklerken yağmurlara mağruz kalmanın tam zamanı. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Anneni beklerken koca bir sevgi yumağına gelmenin tam zamanı.<br />
Annenin geleceğini kardeşinin sana fısıldamasının tam zamanı.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Artık bulutlar hüznün değil sevginin sembolü. Rüzgar kuraklığın değil iyi haberlerin postacısı.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Gel artık ey anam. İltihabımı akıt. Üstüne bir öpücük kondur. Bundan güzel yara merhemi olamaz.</strong><span id="more-41"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Artık zaman ıslanma zamanı.Gökten yağmur yağıyor. Artık bende ıslanıyorum. Hissizliğim sevgi suyuyla tekrar hayat buluyor. Artık yüreğim çorak bir arazi değil, tam aksine yeni büyüyecek sevgi tomurcukları için bir tarla.Rüzgar esmeye devam ediyor.<br />
Uzaktan bir cismin yaklaştığını görüyorum. Rüzgar bana gelenin tanıdık olduğunu söylüyor ama çıkaramıyorum. Cisim yaklaşıyor ve ben saçlarını görür görmez onu tanıyorum. İçim birden buz kesiyor. Çünkü sevinmeye alışık değilim. Kalbim bu heyecanı kaldıramayacak gibi ritimsiz atıyor. Evet bu gelen annem. Ve ben olduğum yerde bayılıyorum….</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Uyandığımda yatağımdayım. Gözlerim anne öpücüğünden<span> </span>sırılsıklam olmuş durumda. Gözlerimi açıyorum ve karşımda annem. Sevinçten boynuna sarılıyorum ve öpemediğim hergün için bir öpücük konduruyorum. Artık zaman benim için huzur ve sevginin hanesi….</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Ben bir susuz çocuktum artık su dağıtan bir anayım……….</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/hasret_colde_susuz_kalmak_gibidi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılan hikayesine dönen kedi hikayesi</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/yilan-hikayesine-donen-kedi-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/yilan-hikayesine-donen-kedi-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 07:04:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[adana kedi]]></category>
		<category><![CDATA[ercani]]></category>
		<category><![CDATA[ercani yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[yılan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/kedimiz.jpg" alt="kedi" width="203" height="153" /><br />
Kahramanımız bu sefer bir kedi. Ama öyle böyle bir kedi değil, zekası sanırım beni devirecek ölçüde. Hırçın ve panter soyundan geliyor belli çünkü beni kaç kere panter edasıyla tehtit etti <img src='http://www.ercani.com/yazilar/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Hikayemiz şöyle;<br />
Evvel evvel zaman içinde değil tabi bir kaç gün önce bilgisayarımın başında bloğumla uğraşırken bir kedinin karşımdaki çekyata girip çıktığını görüyordum. Seslenmedim dedim bunun bir derdi vardır. Velhasıl kelam (tam olarak ne demek bende bilmiyorum  ) kedimiz girip çıka çıka oraya saray mahiyetinde yuvasını yapmış. Sonra bir gün kedi yine geldi çekyata kendi açtığı kapısından girdi. Kapısıda arka taraftaymış muazzam bir yırtık açmış.  Sonra çekyatı kaldırıp bakayım dedim. Birde ne göreyim sevgili kedimiz yavrulamış. Bak sen şimdi allahın işine.<br />
Benim bildiğim kedi dokuz doğurur ama bizimkisi 3 tane yavrulamış ne hikmetse. Neyse ben dokunmak istemedim yazıktır tanrı misafiridir ( zaten dokunsamda beni parçalıyor <img src='http://www.ercani.com/yazilar/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) kalsınlar bakalım dedim. Gel zaman git zaman ( 2 saat felan sonra) anne kedimize süt aldım. Bir kaseye koydum tam verecem hırlama başladı. Üstün çabalarım sonucu kediye sütünü ikram ettik. Tabi bunlar mutlu huzurlu bir şekilde anne çocuk sarılıp uyuyorlar. Arada hallerini hatırlarını sormak için çekyatı kaldırıp miyav diyorum oda miyav diyor sonra sütünü veriyorum öyle anlaşıp gidiyoruz. Evde kimsecikler yok yoksa çoktan kapı dışarı olmuşlardı yani şanslarından bir ben varım evde.  etresi gün yine hallerini hatırlarını sormak için çekyatı açtım miyav dedim oda miyav dedi tekrar sütünü verdim derken bu bana biraz alıştı sanki. Rahat hareketler evin içinde dolaşmalar (arada saçını arkaya atarak bana bakmalar felan) dedim herhalde evi kendisi satın aldı sanıyor.<span id="more-38"></span><br />
Neyse dedim bunların resmini çekeyim adana hatırası olur. Arkadaşımdan aldım makinayı almaz olaymışım. Kedicikleri çekerken biraz daha yaklaşayım dedim ki bu birden hırlayıp üstüme atlıcak gibi yaptı. Bende çömelmişim geri çekildim makina pat düştü objektifin üstüne. Objektifre kırılmaz mı kırılır. Ben kediye bakıyorum kedi bana bakıyor kimkimi döverse diye girecektim bir ara. Kediler nankör olurmuş inanmazdım şimdi anayabildim ancak.<br />
işte kedinin üstüme atlamadan önceki şok görüntüleri.</strong></p>
<p><strong><img style="float: right;" src="http://www.ercani.com/yazilar/images/kedi_saldiri.jpg" alt="kedi saldırı" width="241" height="181" /><img style="float: right;" src="http://www.ercani.com/yazilar/images/kedimiz.jpg" alt="kedi" width="226" height="170" /></strong></p>
<p><strong>Neyse sevgili kedimiz bana bir fotoğraf makinasına patladı. Ama kedi artık o kadar rahat   davranıyorki çıkıp karşıma geçip bana bakıyor. Kalktığım an hırlamaya başlıyor. Tam esir  alınmış durumdayım. Hatta o kadar rahat ki; bir ara evden çıktım geldim baktım gitmişler dedim oh yaşasın.Sonra bir baktımki hanımefendi karşı çekyata taşınmış ve yüne hırlıyor. Yavrulara acıdığımdan sütünü veriyorum.Sonra bu bir ar dışarı çıktı.Dedim herhalde kocasını görmeye gitti. Yavrularını ordan çıkardım bir kutuya koyup balkona koydum ben bakarım dedim. Süt alayım dedim evden çıktım bir geldim ki kedi ikisini çekyata geri taşımış birisi kutuda duruyor. Kutudakini seveyim dedim miyavlamaya başladı. Tehlike çanları çalıyordu sanki hemen uzaklaşmalıydım ordan. Ama birden oda ne, geç kalmıştım. Anne kedi belirmişti  ve hırlıyordu. Ben aynen bir tavşan edesayla ordan zıplayarak kaçtım. Annesi onuda aldı ve saraylarına götürdü.<br />
Şimdilik iyi anlaşıyoruz. Bakalım sonumuz ne olacak.Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine&#8230;.<br />
<img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/kedimizveyavrulari.jpg" alt="kedi ve yavruları" width="304" height="228" /></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/yilan-hikayesine-donen-kedi-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Israr üzerine yazılan bir yazı</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/israr-uzerine-yazilan-bir-yazi.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/israr-uzerine-yazilan-bir-yazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2008 16:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[başka dünya]]></category>
		<category><![CDATA[derya]]></category>
		<category><![CDATA[ısrar]]></category>
		<category><![CDATA[yazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/diyar_agaclari.jpg" alt="" /></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Bir diyar vardı eskiden. Şelaleler o kadar coşkun akardı ki sadece sesi yürüyen koca bir ordu gibiydi. Sessizlik bazen ormanlarda hüküm sürerdi. Ceylanlar kokmaz ve sadece bakıp huzurlarını dile getirirlerdi. Bir çocuk vardı bu diyarda sessiz, alıngan ve alabildiğine masum. Tek yaptığı yürüyen karıncaları izleyip yol bulmalarına yardımcı olmak ve ceylanlara gülümsemekti. Sessizlik huzurun şahitçisiydi. Ve günler geçti…</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Aylar orda umursanmazdı çünkü diyarın güzelliği zaten her saniye aynıydı. Ağaçlar rengarenk yapraklarıyla adeta diyarın renk pınarlarıydı. Su bu pınarı iki kat yapmak için diyarı yüzeyinde yansıtıyordu. Gökler susmuş sadece diyara zarar gelmesin diye dua ediyordu. Bir kız çocuğu eliyle suyu dalgalandırıyordu. Kendisine has düşüncelerini suya yansıtıyordu. Henüz küçüktü. Saflığı asaletiyle bütünleşmiş parlıyordu. Hayvanların huzurunu izlemek ona haz veriyordu. Sessiz ormanda kaybolmak ve sırlar ile bütünleşmek onun hayat amacıydı. Semboller onu kendinden alıyordu. Kainattaki her şeyin bir sembol olduğunu düşünüyordu. Güzelliği ceylanları kıskandırıyordu. Yapraklar üstüne yavaşça düşerken , o yine suya dalmış içindeki inanılmaz duyguları çözmeye çalışıyordu. Ben neden varım?0 Sırların kapılarını nasıl aralarım? . Düşünceler aylara dönüşmüştü ve kız hala küçük alımlı bir ağacın altında suya dalmıştı… </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Gök birden kızıla büründü. Kızgınlık sanki diyarı sarsmaya başlamıştı. Ceylanlar artık ortalığa çıkmak istemiyordu. Günler kızgınlığın diyara yayılmasını kolaylaştırıyordu. Kız ne olduğunu anlamadı ama ürktü. Tekrar düşüncelerine daldı ve ruhunun derinliklerine yolculuğa devam etti…</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Karıncaları izleyen </strong><span id="more-37"></span><strong>çocuk ortadan kaybolmuştu. Henüz küçüktü ve kızgınlığın ne olduğunu merak ediyordu. Sonunda bir karar verdi ve bunu önleyeceğini düşündü. Kararını herkese söylemek istedi. İlk gördüğü kişi annesiydi ve bunu annesine açıkladı. Annesi acı bir tebessüm etti ve bu senin kaderin zaten dermişçesine boyun eğdi. Kızgınlığın nedeni çıkarcılığın diyara yavaşça sızmasıydı. Başka bir dünyadaki çıkarcı insanların oraya erişmek istemesiydi. Çocuk o dünyaya gidip bunu önleyecekti. Ama plan yapması gerekiyordu….</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Ve sonunda olan oldu planlar yapıldı hazırlık başladı. Küçük kız suya dalmış sadece düşünürken birden kalktı ve buda benim kaderim diyerek çocukla dünyaya gitmeye karar verdi. Buna hakkı yoktu ama bunun için ısrar etti. Ailesine baktı ve sizin için bende gideceğim dedi. Artık etki-tepki prensibi işliyordu. Bir kişinin kararı herkesi etkiliyor ve böylece bütünlük oluşuyordu. Küçük kız oracıkta kendini öldürdü ve diğer dünyada doğmayı bekledi. Abisi buna dayanamadı ve oda intihar etti. Zincirleme devam ediyordu.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Küçük çocuk her şeyi planlamıştı ve oda kendini diğer dünyaya gitmek için öldürdü…</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Artık zincirlemeye uyanlar dünyadaydı ve dünyada onların kaderi işliyordu.Kader onları tekrar birleştirecekti. Tüm olaylar onlar için hazırlanıyordu. VE olan oldu tekrar birleştiler.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Çıkarcılara ne mi oldu Hepsi bir ağaçta sallandılar ama boyunlarından iple bağlanarak…..</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/israr-uzerine-yazilan-bir-yazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sadece bir yazı</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/sadece-bir-yazi.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/sadece-bir-yazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 07:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sadece bir yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="vertical-align: text-bottom;" src="http://www.ercani.com/yazilar/images/kremali_adam.jpg" alt=""  /></p>
<p>Bir mutluluk anının başka bir mutlu insan tarafından kremaya boyanmış haline şahidiz.<br />
Oluşan herbir mutluluk hormonunun yüze yansımasının anıdır.<br />
Zaferin sarhoşluğunun kelimelerle değil beden diliyle anlatılmasıdır.<br />
Bu hazzın verdiği zevki başkalarıyla paylaşmanın, yıkıcı derecede  mutluluğu arttırdığının resmidir.<br />
Hayatın bazen unutulup geçici bir mutlulukla durdurulabileceğinin resmidir.<br />
Unutulan hayatın verdiği huzurun birazda mutlulukla karışmış halidir.<br />
İnsanın hayatın dışına çıkıp kendi kendine mutluluk yaratabileceğinin küçük bir kanıtıdır.<br />
Ömrümüzün başkalarının kurduğu bu saçma hayat sisteminde ilerlemesine biraz dur demenin resmidir.<br />
Dur durak bilmeyen koşuşturmaların ve sistemde bir yer edinme çabasının unutulmasıyla ortaya çıkan huzurun küçük bir anıdır.<br />
Hepimizin hak ettiği küçük sevinçlerin bir parçasının yüze yansımış halidir.<br />
Bu yazılanlar sadece bu anı yaşayanlar için anlamlıdır. Yazı yazmanın bazen dışarı çıkıp küçük bir anıya değinmenin resmidir. Yazı varlığıyla her ânâ ve olaya rehperlik edebilir bu sadece ona küçük bir örnektir. Aslında bu, herşey hakkında yazılabileceğinin küçük bir örneğidir. Belkide bazı anların yazılınca anlam kazandığının örneğidir. Ve belkide yazıldıkça anların canlanıp yerini bulabileceğinin resmidir.<br />
Aslında tek söylenmek istenen ne olursa olsun yazmak gerektiğidir. Çünkü kainat karşımızda dururken, bu duruş anına ancak yazarak yaklaşıp çözümleyebiliriz.<br />
Ne olur yazın! Çünkü yazı sizi kainatın arkasındaki bahçeye kadar götürür&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/sadece-bir-yazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yeni bir umutsuzluk günü</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/yeni-bir-umutsuzluk-gunu.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/yeni-bir-umutsuzluk-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 07:27:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayland’ta bir sığınma kampı]]></category>
		<category><![CDATA[david longstreath]]></category>
		<category><![CDATA[sığınma kampı]]></category>
		<category><![CDATA[tayland]]></category>
		<category><![CDATA[umutsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/esirkampi.jpg" alt="" /></strong></p>
<p><strong>Yeni doğmuş güneşin ardından yeni bir güne başlıyoruz. Hayallerimiz çok kısıtlı. Nefes almamız bizim için bir şans. Biz esir hayatı süren zavallı iki çocuğuz.<br />
Artık yaşadığımız hayatı kabullenmiş bir put gibi duruyoruz. İçimizdeki korku ve güvensizlik vucudumuzun her anıyla kendini belli ediyor. Yollar sadece yeni bir tutsaklığa giden serüven bizim için. Hayallerimiz başkalarının hayalleri için çalışmış. İsteklerimiz sadece biraz güven hissetmekten ibaret. İhtiyaçlarımız sadece biraz yemek ve su.<br />
Belkide güneş sadece ölmemize yüz tutmuş bir günün habercisi bizim için. Ölmek belkide en güzeli. Diğer diyarlardaki çocuklara baktığımızda, mesela &#8220;amerika diyarındaki çocuklara&#8221; biz zaten ölü konumundayız.<br />
Ama yinede hiç birşeyden haberimiz yokmuş gibi objektiflere şirin görünmeye çalışabiliyoruz.<br />
foto:&#8221;david longstreath&#8221;<br />
yer:&#8221;tayland&#8217;ta bir sığınma kampı&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/yeni-bir-umutsuzluk-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bir özgürlük anı</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/bir-ozgurluk-ani.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/bir-ozgurluk-ani.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 07:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[ercani]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/cocuk_huzur.jpg" alt="" /><br />
Özgürlüğün ve mutluluğun aynı anda yaşanması ne büyük zevk. Su, daha fazla özgürlük dercesine şahlanmış. Havada kalmanın verdiği haz ve zevk özgürlüğü temsil ediyor. Geleceğe dair düşüncelerin olmaması ve güven, özgürlüğü kat ve kat arttırıyor.<br />
Çocuk olduğunu hissetmek böyle bir şey olsa gerek. Özgürlük ve güven duygularının mutluluğa dönüşmesi . Belkide büyürken büyüdüğünü hissetmek ve çocukluğunu özlemek yaşamın en zevkli anları.<br />
Ben şanslı çocuklardan mıyım yoksa olması gerektiği gibi yaşayan çocuklardan mı?<br />
Belkide bazılarına göre şanslı çocuklardanım ama bence olması gerektiği gibi yaşayan çocuklardanım. Tüm dünyanın özgür ve güven içerisinde mutlu olma arzusunu dile getiriyorum.<br />
Ve esir olan çocuklara özgürlük diyorum !</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/bir-ozgurluk-ani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acının yazılmış hali</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/acinin-yazilmis-hali.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/acinin-yazilmis-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 07:11:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/irak_aci.gif" alt="" /></strong></p>
<p><strong>Bu yazının ismi acıdır. Nedeni içinde gizli!<br />
Susmak istiyorum bazen sadece susmak. Olanların aslında var olmadığını kendime söylemek istiyorum. Çünkü olanlar halen beynimin alamayacağı kadar ürpertici.<br />
Konuşmak sadece içimdeki sızının daha çok yanmasını sağlıyor. O yüzden susmak ve sadece kendimle konuşmak istiyorum. Kendime hep mutlu olacaksın ve istediklerin hep olacak diyorum. Ailenin hep yanında bulacaksın ve onları hiç kaybetmeyeceksin diyorum. Yalanın olmadığı ve huzurun 10 katına çıktığı bir anda annene sarılıp seni seviyorum diyeceksin diyorum. Kardeşlerimin gülücükler saçıp etrafımda oturup mutlu olduklarını söylemesini izleyeceksin diyorum. Sofraya hep huzurlu ve gelecek kaygısı olmadan oturacaksın diyorum. Kendimi sadece sanata verip kendi istediğim hayatı kuracağım diyorum.<br />
Ve susmaya ama kendimle konuşmaya devam ediyorum;<br />
Üzülme sen artık acı hissetmiceksin sadece küçük olaylar atlatıp yine mutlu kalacaksın. Sen istediğin sürece yakınlarına hiçbirşey olmucak. Dünya barış ve huzurla kaplanacak. Bizde bu huzur ve barışın temsilcileri olacaz&#8230;<br />
Susmaya devam ediyorum ama bu sefer kendimlede konuşmuyorum. Çünkü az önce ailemin, bizi terörist ilan eden terörüstlerceöldürüldüğünü öğrendim.<br />
Artık sadece ağlıyorum ve hiç susmuyorum..<br />
Irakta dönen olayların küçük bir yansımasıdır. Umarım geç olmadan bu katliama birisi son verir. Ama binlerce ananın yüreği yandı bile. O zaman susup bizde ağlayalım.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/acinin-yazilmis-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben bir boyacıyım</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/ben-bir-boyaciyim.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/ben-bir-boyaciyim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 20:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[ben bir boyacıyım]]></category>
		<category><![CDATA[boyacı]]></category>
		<category><![CDATA[çevik]]></category>
		<category><![CDATA[ercani]]></category>
		<category><![CDATA[tolga]]></category>
		<category><![CDATA[tolga çevik fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[tolga çevik resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://www.ercani.com/yazilar/images/boyaci.jpg" alt="" /></strong></p>
<p><strong>Ben bir çocuğum. Kimliğim sadece boyacılıktan ibaret.<br />
Koca binalar ve içinde yaşayan insanlar tarafından sıkıştırılmış bir halde düşünüyorum; &#8220;Geleceğim nasıl olacak acaba?&#8221;<br />
Umutsuzum. Sadece kendimi dinliyorum. Kendimden çıkan ses hep aynı &#8220;kabul et sen bir boyacısın&#8221;. Ağlamak istiyorum ama işe yaramayacağını bildiğim için hep içime atıyorum. gelecek benim için sadece yeni umutsuzluklar için bir süreç.<br />
Sadece sıcak bir odada gelecek kaygısı olmadan kıvrılıp uyumak istiyorum. Uyandığımda sıcak bir yemeğin annem tarafından uzatılmasını istiyorum. Yemeğimi yerken sıcak sıcak bakan bir çift göz istiyorum. Sonra sarılıp kendimi güvende hissedebileceğim bir kucak istiyorum.<br />
Tüm bu hayallere dalmış bir haldeyken tek gördüğüm bana uzatılmış bir çift ayakkabı oluyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/ben-bir-boyaciyim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu özel bir yazıdır. Yazılmasına sebep olan henüz okumamıştır.</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/bu-ozel-bir-yazidir-yazilmasina-sebep-olan-henuz-okumamistir.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/bu-ozel-bir-yazidir-yazilmasina-sebep-olan-henuz-okumamistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 20:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[damla]]></category>
		<category><![CDATA[ercani]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[yazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-96" title="Spring__come_by_blessedchil" src="http://ercani.com/yazilar/wp-content/uploads/2008/07/Spring__come_by_blessedchil.jpg" alt="Spring__come_by_blessedchil" width="200" height="233" /></p>
<p>Bir su damlası gibiyim bugün. Nereye akacağını bilmeyen ve nasıl şekilleneceğine karar veremeyen. Bir gül istiyorum üstüne düşeceğim ve kendimi ona adayıp onu güzelleştireceğim. Kokusunu hissetmek istiyorum tüm zerrelerimde ve koklamak istiyorum üstüme sindiğinde. Bir su damlasıyım ve ancak güzel bir güle yakışırım.</p>
<p>Gül kendinden habersiz bekliyor. Göğe dalmış ve gelecek bir damla su bekliyor. Güneş kendisine uzanmış güzelliğini yansıtıyor. Rüzgar gelecek damlanın habercisi. Bulutlar henüz görünmemiş, ama ümit o kadar fazla ki, bulutsuz bir gökyüzünden bile damlanın gelmesi bekleniyor. Gül biraz hüzünlü biraz narinliğini hisseder biçimde yapraklarını eğiveriyor. Aynen bir çocuğun öksüzlüğü karşısında boynunu bükmesi gibi. Ama yinede ümit var o damla muhakkak gelecek.</p>
<p>Ben bir damlayım ve henüz bulutlar tarafından taşınmamışım. Bir gül bekliyorum, beni içine alacak ve kendisi için hayatının anlamı olacağım bir gül bekliyorum. Ne olur beni bekle gülüm başka damlalara tenezzül etme. Ben seni beklerken sende hasretten içine kapan ve ben gelene kadar açılma. Çünkü sen benim gülümsün.</p>
<p>Aradan çok zaman geçti ve gül boynunu iyice büktü. Bulutlar gelmişti ama o damladan haber yoktu. Gül anladıki istediği su değil özel bir damlaydı. Diğerlerinden farklı olan ve kendisini bekleyen bir damla. Gülün hasretiyle yanan bir damla&#8230;</p>
<p>Az daha bekle gülüm gelmeme az kaldı.</p>
<p>Bulutlar gitmeye başladı. Gül artık damladan ümidi kesti. Artık boynunuda bükemiyordu. Çünkü boynunu bükmekten sıkılmıştı. Artık istediği tek şey vardı oda ölmek. Bu düşüncelere dalmış bir şekildeyken rüzgarın kulağına fısıldarmış gibi estiğini hissetti. Sanki o damla geliyordu. Ama bulutlarla değil rüzgarla beraber. Gül hissetmişti ve yeniden canlanmaya başlamıştı. Ve sonunda damla uzaktan göründü. Gül, rüzgara dur dedi. Dur ki damlam üzerime düşsün. Rüzgar güle kıyamadı ve tam damlanın üstüne geldi anda durdu.</p>
<p>Damla gülün üstüne doğru süzülürken neşeden şekil değiştirmeye başladı ve bir kar tanesine dönüştü. Artık kavuşma anıydı ve kar tanesi gülün üzerüne düştü.</p>
<p>Gül tüm hasretiyle kartanesini sardı ve kar tanesi eriyerek tekrar suya dönüştü. Gül tüm gücüyle suyu emdi ve mutluluktan tatmin olmuş bir şekilde huzura kavuştu.</p>
<p>Aradan biraz zaman geçti ve gül içindeki suyu hala hissediyordu. Onu emdi ama duyguları hep aynıydı. Birden kendine baktı ve yapraklarının üzerinde açan bir tomurcuk gördü. Bu emdiği sudan olan bir tomurcuktu.</p>
<p>Ve gül tüm hayatını o tomurcuğa adadı ve masal burda bitti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/bu-ozel-bir-yazidir-yazilmasina-sebep-olan-henuz-okumamistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kainatın en güzel çiçeğine</title>
		<link>http://www.ercani.com/yazilar/kainatin-en-guzel-cicegine.html</link>
		<comments>http://www.ercani.com/yazilar/kainatin-en-guzel-cicegine.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 20:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ercani</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ercani Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil gözlüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ercani.com/yazilar/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-98" title="gapbjng7" src="http://ercani.com/yazilar/wp-content/uploads/2008/07/gapbjng7.jpg" alt="gapbjng7" width="200" height="280" />Küçük bir odadayız beraber. yanımızda tahtadan bir masa duruyor. oturuyoruz ve gözlerimizi gözlerimize dikiyoruz. Sen yeşil gözlüsün, ben gözlerine hayran birisi.Unutuyorum kendimi ve sana dalıyorum. Gözlerinin içindeki ışıltıdan ruh halini yorumluyorum &#8220;sen kainata gelmiş en güzel çiçeksin.&#8221; diyorum içimden. Elimi masaya koyup , başımı elime yaslıyorum. ve sana tekrar dalıyorum. İçimden yine aynı şeyler geçiyor &#8220;sen kainatın en güzel çiçeğisin&#8221;.<br />
Zaman akıp geçiyor ve ben uyuya kalıyorum.<br />
Sonra birden uyanıyorum ve sen yanımda yoksun. Ben küçük bir odadayım ve seni özlüyorum. Nerdesin yeşil gözlüm. Yoksa gözlerin toprağamı büründü. Yoksa gözlerin artık toprak rengindemi.<br />
Ben seni özlemekten yorgun bir halde mezarına geliyorum ve kainatın en güzel çiçeğine bir buket gül uzatıyorum. Almıyacaksın biliyorum ama gözlerim yaşlı bir şekilde yinede uzatıyorum. Keşke yanımda olsaydın o zaman sana gül uzatmazdım. Çünkü aklımdan geçen cümleler buna izin vermezdi &#8220;sen zaten kainatın en güzel çiçeğisin.&#8221;<br />
Hiç unutmayacağım çiçeğime.<br />
Seni özledim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ercani.com/yazilar/kainatin-en-guzel-cicegine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
